CHP’li Karaca: Türkiye’nin gölleri alarm veriyor

0
41

Gülizar Biçer Karaca’nın raporuna göre, Türkiye’deki 59 gölden yedisi geri dönüşü olmayan bir noktaya gelmiş durumda. Sekiz göl planlanmakta olan bir proje ya da yanlış su politikası yüzünden tehlikede, 36’sı ise kuraklık tehdidiyle karşı karşıya.

 

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, ülkedeki tüm göller için kuruma tehlikesi bulunduğunu açıkladı.

Tüm dünyada sulak alanlarda yaşanan sorunların Türkiye’de yanlış su politikası nedeniyle daha kötü boyutlarda olduğunu ifade eden Karaca, ülkedeki göllerin 59’unun kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Biçer-Karaca’nın, hazırladığı rapora göre toplam 59 gölden yedisi için neredeyse geri dönüşü olmayan bir noktaya gelinmiş durumda. Sekiz göl planlanmakta olan bir proje ya da yanlış su politikası yüzünden tehlikede, 36’sı ise kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Sekiz göldeki kuraklık tehdidi de başlangıç aşamasında bulunuyor.

Endüstriyel faaliyetler, barajlar, HES’ler…

Rapora göre, göllerin tehdit altında olmasının ana nedenleri arasında, endüstriyel faaliyetler, havzalar arası su transferi, barajlar ve HES’ler, yanlış tarımsal uygulamalar, çöp doldurma alanları, tehlikeli atık işleme, yapılaşma, maden işleme artığı, kömür işleme yer aldı.

 

Göller Bölgesi’nde yer alan Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Burdur gibi göllerin kuruma ve kirlilik tehdidi ile karşı karşıya olduğu belirtilen raporda, şu tespitlere yer verildi:

Eğirdir Gölü

Alan üzerindeki tehditlerin başında kontrolsüz sulama suyu alımı ve DSİ’nin çok sayıda sulama projeleri sebebiyle gölün su rejimine yaptığı müdahaleler gelmekte. Gölün su seviyesi son 25 yıl içinde 2,5 metre azaldı.

Kovada Gölü

Milli Park statüsüne sahip olan Kovada Gölü Havzası, gölden tahliye edilen sular üzerinde kurulu Kovada 1 ve Kovada 2 hidroelektrik santrallerinin tehditi altında.

Burdur Gölü

Göl mevcut kapasitesinin üçte birini kaybetti. Önleyici bir eylemde bulunulmaması durumunda, tahminlere göre 2040 yılında gölün önemli bir kısmı yok olacak. Yaşadığı tahribatların nedeni, göle yapılan kontrolsüz tarımsal, evsel ve endüstriyel deşarjlardır.

Beyşehir Gölü

Son yıllarda gölün su seviyesi, gölü besleyen yüzey ve yer altı sularının kullanımı nedeniyle önemli derecede düştü. Göl ve göle ulaşan dereler, yakındaki ilçelerden boşaltılan atıklar ve tarım alanlarından gelen sızıntılar nedeniyle kirleniyor.

Öneriler

CHP’li Biçer-Karaca, göllerin kuruma tehlikesinden kurtulması için yapılması gerekenleri de sıraladığı raporunda şu ifadeleri kullandı:

  • Sulak alanların yönetim planları, iklim krizi, su fakirliği, biyoçeşitlilik gibi öncelikler gözetilerek yapılmalıdır.
  • Sulu tarım yerine daha az veya hiç su tüketmeyen ürünlerin havza bazında yaygınlaştırılmalıdır.
  • Kapalı sistem yeme dayalı hayvancılık yerine açık mera hayvancılığının yaygınlaşması gerekmektedir.
  • Atalık tohumlar yaygınlaştırılmalı ve tarım politikaları doğa dostu uygulamalara dönüştürülmelidir.

Su Politikaları Derneği’nin “Doğal Göller ve Sulak Alanlardaki Su Yönetimi Sorunlarımız ve Çözüm Önerileri” başlıklı raporuna göre ise, Türkiye’de hem iklim krizinin olumsuz etkileri hem de kirlilik nedeniyle 300’e yakın irili ufaklı gölün yüzde 60’ı kurumuş durumda
Kaynak:YEŞİL GAZETE