TÜRKLERİN ASLI: YÖRÜKLÜK

0
93

TÜRKLERİN ASLI:YÖRÜKLÜK
Yörükler atalarının eski yaşantılarını olduğu gibi,hiç bozulmadan koruyan Türkmenlerdir.Türklükleri sorgulanamaz derecede olan Yörükler günümüz Türkiyesinde 2 büyük kol halinde yaşarlar.Bir büyük kolu Isparta-Aydın-Burdur-Antalya (Batı Toroslarda) diğer kolu ise Adana-Maraş-Antep-Kayseride(Doğu Toroslar) bulunmaktadır.

1071 Malazgirt zaferinden sonra Selçuklu devletiyle birlikte Anadoluya göç eden Yörükler (Türkmenler) geçimini sadece hayvancılık yaparak sağlarlar.Anadolunun fethinden sonra gelen birçok Oğuz boyları gibi “Yaylak-Kışlak ” hayatı benimsemişlerdir.Bazı Yörük grupları (obaları) hayatı boyunca sürekli göç ederler.Günümüzde sayıları gittikçe azalan Yörüklerin bazı obaları ise tamamiyle yerleşik hayata geçmişler,boş köyleri kendilerine yurt edinmişlerdir.

“Yörük” kelimesinin anlamı “Yürük” veya “Yürüyen” kelimerinden yani “Yürüyen Türkmen” anlamından kullanılmıştır.Yerleşik hayata geçen diğer Türkmen boylarına “yatuk”(yatan=üşengeç)diyerek bir nevi dalga geçen Yörükler,hayatı boyunca yürür.Bilinen ilk atalarımızdan geçim kaynağı olan hayvancılık (M.Ö 300- M.S 500 civarı) (özellikle koyun – at besiciliği) Yörüklere intikal etmiştir ki bu da Orta Asya Türklerinin ticari ve kültürel devamlılığının Yörüklerin elinde olduğunun bir kanıtıdır.

Oğuzlara mensup olduğunun Oruç Beğ tarihinde de geçen Yörüklerin, Faruk Sümer’in “Eğer Orta Asya Türklerinin fiziksel yapısını mukayese edersek Batı Toroslardaki Türkmenler iyi örnektir”
sözü ile bozulmamış Orta Asya Türklerinden olduğunu öğreniyoruz.Yörüklerin Doğu Toroslarda bulunan obaları fiziki yapı olarak hafif çekik gözlüdür.Oğuz Türklerinin çeşitli boylarından kopan Yörükler daha çok Afşar vaya Beğdili boyuna mensupturlar.Yerleşik hayata geçmiş Türkmenlerin Yörüklere kız vermemesi sebebiyle ( kızının uzağa gitmemesi,çeşitli nedenler) Yörükler sürekli olarak kendi obaları arasında evlilik yapmışlardır.Yani Orta Asyadan gelen genetik ve fiziki yapı bozulmadan devam etmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunda askeri teşkilatlamada Eyalet askerleri olarak Düzensiz Ordu’da bulunan Yörükler vergi verme işlemini o an göç ettikleri yol üzerinde koyun hesabı olarak verirlerdi.Kıbrıs feth edilince orayı Türkleştirenler de Yörüklerdir.Osmanlı-Selçuklu Devletlerinin “Türkleştirme- Müslümanlaştırma” politikasında olarak işleyen İskan Politikasında başrol oynayan Yörükler,Balkanlarda Osmanlının feth ettiği yerler giderlerdi ve orayı Türkleştirirdi..Buna bir örnek ise M.Kemal Atatürktür .Birçok araştırmacıya ve Gazi’nin kendisine göre Atatürk,Konya çevresinden gitmiş ve Balkanlara yerleştirilmiş bir Yörük obasındandı.Bu Yörüklere ” Evlad-ı Fatihan” denirdi.(3)Yörükler içinde Alevi olanlar da vardır.Bu Yörüklere “Tahtacı” denir.Daha çok tahtacılıkla uğraşırlar.

Günümüzde Yörükler,bir oba başı seçerler ve bahar aylarında (Eski Türklerde olduğu gibi) şenlik ( toğ) yaparlar.Çalgıları Orta Asya’dan bu yana yanlarında bulundurdukları Sipsi ve Dombranın evrilmiş hali olan Curadır.Geleneksel oyunları “Teke Zortlatması”dır.Ek geçim kaynakları Eski Türklerde olduğu gibi halıcılıktır.Barınma mekanları “Kara Çadır”dır.Günümüzde Balkan Yörükleri yerleşik hayata geçmiş ise de Toros Yörükleri göçebeliği devam ettirmektedir.

Yörüklerin bazı ahlaki kuralları mensup oldukları Oğuz soyunun özelliklerini taşır.Mesela zina yapan kişi Oğuzlara göre (ilk zamanlarda) 4 kazıkla yere çakılarak cezalandırılırken Yörükler bu cezayı kişiyi ağaca bağlayıp yakarak devam ettirmişlerdir.1800’lerin sonuna kadar yaşamsal açıdan çok aktif olan Yörükler,gelenek bakımından Türklerin Müslümanlıktan önce mensubu oldukları Şamanlık ve GökTengricilik dinlerinin adetlerini hala devam ettirirler.Çadır kapılarına tuz sürme,şeker fırlatma,yeni doğmuş çocuğa kömür karası sürmek,ölüm sonrası yas,çocukların güçsüz olmasını engellemek için deve altından 3 kere geçirmek gibi.

Anadolu Türkleri arasında bir atasözü vardır. ‘Yörük göçü yolda düzelir.” Aslında bu söz Yörük göçünün düzensiz olduğu için söylenmemiştir. Göç yolunun uzun olduğunu vurgulamak için söylenmiştir. Yaylakla kışlak arasında göç yolunun en kısası bir haftalık süreyi içine alır. Bu süre onbeş günde olabilir, bir ayda. Oysa, Yörük göçünde tam bir görkem, renklilik, canlılık kısaca bir soyluluk vardır.

İstenilen düzeyde okula gidilmez, seçimde oy kullanılmaz. Ancak, vatan borcu askerlik mutlaka yapılır. Çünkü, askerlik her erkeğin boynuna borçtur, kutsal görevdir. Yine, askerliğini yapmayan er kişi adamdan sayılmaz. Dinsel görevleri olan bayramı, Cuma namazlarını yakınlarındaki köy camisine giderek yerine getirirler. Veya yaylakta, kışlakta taşlarla çevirdikleri bir açık alana halılar, kilimler geçici olarak yayılır. Bu alanda, imamlık görevini yerine getirerek bir er kişinin yönetiminde namazlarını kılarlar. Yörükler, erkek çocuklarını mutlaka sünnet ettirirler. Yaylalara, kışlaklara gezici olarak gelen sünnetçilere, yağ, yün, kıl karşılığı çocuklarını sünnet ettirirler. Yörükler genellikle nerede öldülerse oraya gömülür.Mezar taşları yoktur.Ziyaretçisi yoktur.Çünkü ailesi o sırada göç etmektedir.

Ünlü Yörükler:

Milli Kahraman Yörük Ali Efe
Dadaloğlu
Karacaoğlan

Sonuç olarak Yörükler,Türklerin en eski yaşam biçimini ve geleneklerini devam ettiren Türkmen oymaklarıdır.