EMEKLİLER YÜK DEĞİLDİR!

0
170

Otobüste Yaşlı İnsan Görmek İstemeyenlere (küçük bir sitem)

EMEKLİLER YÜK DEĞİLDİR!

Bugün otobüste ayakta duran bir ihtiyar vardı. Boş yer yoktu.
Gençler oturuyordu çoğu yerde.
Bu yaşlı amcanın neden ayakta durduğunu düşünüp öfkelenirken, bir yer boşaldı.
Amcayı buyur ettiğim yer ikimizin de önünde duruyordu.
“Ben oturmam, siz buyrun”, dedi.
Kendisi oturmazsa benim de oturmayacağımı söyledim.”Ben de oturmayacağım!”, dedi. Bu söylemde kadına öncelik tanımaktan çok, bir gurur havası sezdiğim için ısrarcı oldum.
“Biz bedava bindiğimiz için ben oturmam!” dedi.
“Nasıl yani*” dedim ama hemen ardından;
“Söyleniyorlar biz oturunca!” dedi.
Boğazıma bir yumru oturdu. Ağlamamak için kendimi zor tutarak
“Siz bu ülkeye, bu insanlara yıllarca hizmet verdiniz, emekli oldunuz diye bir eşya değilsiniz Kİ, kenara atılasınız. Öyle bakanlar sizin yaşınıza geldiklerinde aynı muameleyle karşılaştıklarında nasıl bir ayıbı ördüklerini anlayacaklar ama geç olacak!” dedim.
Amcada bi gururlu bakış, bi dik duruş. İnanılmaz!
O boşalan yere ne ben oturdum ne de O.
Birazdan çok yer boşalınca ben arkada bir yere oturdum.
Gözlerden uzaklaşınca gözyaşlarımı bıraktım.
O amcanın yüzünü hiç unutmayacağım. Ve kapitalist yönetimin insanımıza yaptıklarını.
İnsana para kazandırdığı oranda değer biçen bu pis zihniyetin topluma nasıl sirayet ettiğini iyi biliyorum.

Düzene uygun kafalar bu ülkenin örgün ya da yaygın eğitim araçlarıyla örülüyor.Televizyon reklam ve dizilerinden, internetine, reklam panolarına kadar iğdiş edilmiş kafalar emeklilere ücretsiz seyahat hakkını bile çok görüyor.
“Ama onlar da gereksiz yere geziyorlar!” diyenleri duyar gibiyim.
Yaşlıları anlamak için yaş alıp, yaşlanmaya gerek yok.
Azıcık kitap okusanız, azıcık düşünseniz anlayacaksınız.
İhtiyarlar her yerde fazlalık görülüyor.
Artık çocuklarına harçlık veremiyorlar.
Çalışıp onları besleyemiyorlar.
Evde bir işin ucundan tutamıyorlar.
Patronlar için yok olunca toplumun gözünde de yok oluyorlar.
“Ölsünler!” diye bakıyor vicdan yoksunları.
Geçenlerde biri yine otobüste; “Otobüs bedava diye, bir kilo domates için kalkıp Ulus’a gidiyorlar!” diyordu.
Kulaklarıma inanamadım.
Nasıl olur da domatesin aslında bahane olduğunu, kendilerince bir işe yaradıklarını hissetmek, eski çalıştıkları günleri yeniden hissedebilmek, belki de yaşama sarılmak için bir yere gidip gelmelerinin onları rahatlattığını anlayamazlardı.
Kendilerini yaşamın içinde bir yerde görmenin, insanların içinde olmanın onlara kendilerini iyi hissettirebileceğini anlamak bu kadar zor muydu?
Ama bu kalın ve kaba günlerde bu kadar ince düşünecek zemin yok bu ülkede. İnsanlık ne hale gelmiş!

Anadolu insanı geçmişini unutmuş, yaşlılara saygıyı kapitalizmin çalışma hayatına hizmet etmeye koştururken, kurban etmiş.

Emeklilerin maaşlarının niye düşük olduğuna tepki göstermek yerine, emeklilere öfke beslemek tam bir patron kafası.
Zerafetini, kibarlığını kaybeden bu toplum, kaba kaba ölüyor.
Farkında mısınız?

( Acun KARADAĞ)

Not: Empati yapın. Ne oldum demeyin, ne olacağım deyin. İhtiyarlayacağınızı unutmayın. Hep genç kalacağınızı zannetmeyin. Zamanı durdurmak mümkün değil. Saygılı olmak insanımıza daha yakışan bir davranıştır. Her ortamda gerekeni yapalım.
Alıntı